top of page

HAKKIMIZDA

Ferman Aydın'ın sanat yolculuğundaki en büyük kaygısı, sanatçının zaman içerisinde fırçanın ve rengin biçim verdiği insana dönüşmesidir. Bu aslında sanat dünyasının temel sorunsalıdır. Özgün yaratılar için zamanın önünde yürümesi gereken sanatçının gerçekte hiçbir yapıya aidiyeti ve düşlerini sınırlayacak bağı olmamalı.

'Zaman; dün, şimdi ve gelecek üçgeninde ilerlerken, esas olan şimdidir. Şimdi diye tanımladığımız tek gerçek, sanatçı için geçmişin birikimlerini yansıtır.

Somut gerçeklikle çıktığı yolculuğunu, günümüzde soyut ve soyuta yakın gerçek izdüşümleriyle sürdürmekte olan ressamımız gerçeklikten hareketle, gerçek üstü bir dünyanın öykülerini tuvale yansıtmaktadır.

Doğa ve insan sevgisini efsaneleştiren Ferman Aydın resminin harmonisi; kurgu, renk ve lekedir. Gösteriş ve abartıdan uzak bu yaklaşımının izleyicide aynı içtenlikle karşılık bulması bundandır.

Düş dünyasının zenginliği ve ironi, resimlerindeki kurguya da yansımıştır. Figüratif doğa soyutlamaları, kurgulamalarının vazgeçilmezidir.

Kentli kültürün yok saydığı mitolojik efsanelerimizin kuşaklar boyu aktarılabilmesi için büyük çabalar göstermesi bundandır.

Ferman Aydın, köken kültürden beslenen bir sanat anlayışına sahiptir. Resmi, etnografik ve folklorik sınırlamalara hapsetmeyen bir figür anlayışı geliştirdiğine tanık oluyoruz.

Aydın'ın düş dünyasındaki ironik zenginlik, resimlerindeki kurguya da yansımıştır. Kentsel yaşamın öldürdüğü efsanelerin kuşaklar boyu aktarılabilmesi için büyük çabalar göstermesi bundandır.

Resimlerinde ağırlıklı olarak peyzaj çalışmalarıyla tanınan sanatçı, mimari, salaş ortamlar, el değmemiş doğa, tarihi yapıları işler. Ankara, İstanbul, Bursa, İzmir, Tokat başta olmak üzere Anadolu'nun tarihi ve kültürel mirası bunlar arasındadır.

Anadolu coğrafyasının bilinmezlerine dokunma hissiyle yaptığı her yolculuk onun ruhunu besleyen, renk, algı ve kompozisyon zenginliğini oluşturan düşünsel birer seyahattir. Gezilerinde çoğunlukla canlı doğada çalışması, renk skalasındaki bütün ayrıntıları üretebilecek yetiye erişmesinde Ferman Aydın'ı yeni ufuklara açmaktadır.

Onun Anadolu'su, bir tutkunun diğer adıdır. Öyle ki, düşlerinde Anadolu'yu evrenin merkezi olarak çizebilecek kadar, içkin bir bağ kurmuştur yaşadığı topraklarla.

Bu sergisi, o doyumsuz tadı belleğimize kazımak için büyük bir şans ve kazanım olsa gerek izleyici için.

Modernizm ile naturalizm arasında yalın bir denge kuran sanatçı, eleştirel bir gözlem yetisine ve güçlü bir soyutlama algısına sahiptir. Bu çalışmalarına eleştirel gözle baktığınızda, çoğu zaman ressamın hangi tarafta olduğuna karar vermekte zorlanırsınız.

Modernizm'in karmaşasıyla doğanın ahenkli uyumunu tuvale yansıttığı resimlerinde, keskin gözlem gücü, kullandığı malzemeyle kurduğu yoğun içsel bağ, yoldaşı olarak fırçasına rehberlik etmektedir.

Uzakları resminde yakına dönüştürerek, isteklerini ve beklentilerini en yalın halleriyle ortaya koyan bir sanat anlayışına erişmiştir. Doğanın saf gerçekliğiyle çıktığı yolculuğunu, soyut ve soyuta yakın gerçeklikteki figüratif izdüşümleriyle sürdürmektedir.

Resim macerasında yağlı boya ve akrilik çalışmalarından çok suluboyanın yadsınamaz bir ağırlığı vardır.

Resimlerine kattığı, izleyiciyi içine çeken üçüncü boyut anlayışıyla pentür hissi yaratır. Bunu başarmasında temel argümanlarından birisi renktir. Konuya sadık kalacak şekilde 'sanatı yoklukta ve acıda üretilen, gerçekleştirilen bir eylem olarak algılaması ressamımızı doğaya sığınmaya yöneltmiştir. 'Acıyı ve şiddeti resmettiğin kadar mutluluğu resme dönüştüremezsin yargısı onun çalışmalarında insanı huzura davet eden bir dinginliğe dönüşmektedir.

Kendi düş dünyasını gerçeklikle özdeşleştiren ressamın kırılganlığıdır insani olan. Kıskançlığın yaratıcılığı bilediği kadar, ulaşılması imkansız hayallerinde boğulmaya mahkum olan günümüz insanının acısıdır.

© 2025 by Burak Özkan. 

Tel: 0535 304 64 65

bottom of page